Saint-Joseph'te Bayan Masa Tenisi Takımı
(Çağıl
Kasapoğlu, Elif Işık, İrem Coşkun - 2002)
Saint Joseph’in spor
dallarındaki başarısını Masa Tenisi Bayan Takımı’yla da
duyurmak istiyorduk. Voleybol camiasından oluşan Saint
Joseph markasını masa tenisinde erkek takımları temsil
ediyordu. 7. sınıftayken Çağıl ve Elif olarak “ilk Saint
Joseph Masa Tenisi Bayan Takımı”’nı oluşturduk.
Teneffüslerde masalara
koşar, en güzel fileye sahip masayı kapmaya çalışırdık.
Okulda masa tenisi oynayan tek kız bizlerdik. İlk
senemizde katıldığımız turnuva bize çok şey öğretti. Bütün
dört yıl boyunca karşımıza çıkacak olan Türkiye dereceleri
yapmış rakiplerimizi ilk o sene tanımıştık. Hırs ve
heyecan doluyduk. Deniz Hocamızın taktikleri bizi
rahatlatıyor, maçlarda çok yardımcı oluyordu. Özellikle “
à droite, à gauche, coupe” deyişleri aramızdaki gizli
sözlerdi. Saint Joseph farkını hissetmemizi sağlıyordu.
8. sınıfta dört kişi olduk:
Çağıl, Elif, İrem, Selen Tural. Takım dayanış-mamız
tecrübelerle artıyordu. Maçlarda, rakiple-rimizin ne kadar
güçlü olduklarını düşün-dükçe daha fazla hırslanıyor,
hedeflerimizi büyütüyorduk. Bunun yanında
antrenmanlarımızı arttırmamız, çabalarımızı çoğaltmamız
gerekiyordu. Bir dönem M. Thomas Lepoutre antrenörlük
yaptı bize. Okul çıkışlarında, öğle teneffüslerinde
hazırladığı çalışmaları yapıyorduk. M. Thomas’yı yenmek
en büyük hedeflerimizden biriydi. Ama sadece set almakla
kaldık. O seneki turnuvalarda Deniz Hoca’nın desteği, M.
Thomas’nın yardımı ve bizim isteğimiz, azmimiz birleşince
İzmir üçüncüsü olmaya ve deplasman için Nevşehir’ e
gitmeye hak kazandık. Üçüncü olma-mız kesinleşince Deniz
Hoca ve biz sarılıp “Nevşehir Nevşehir ” diye takım olarak
çok önemli dereceler yaptık. Bu sayede kazandığımız
madalyalar bizim için salonda bağırmaya başlayınca
diğer oyuncular ve hakemler çok gülmüşlerdi. Onlar da
sevincimize ortak olup bizleri tebrik ettiler. Zaten bütün
maçlarda hakem-lerle çok iyi anlaşırdık!
Nevşehir ilk deplasma-nımızdı.
Çok severek, eğlenerek gitmiştik. Oradaki oyuncuları
görünce şaşkınlık ve karamsarlık kaplamıştı içimizi.Hepsi
çok yetenekli ve iyi oyunculardı. Başlarında antrenörleri,
motor gibi oynuyorlardı. Karamsarlığa rağmen biz de orada
yapabilece-ğimizin en iyisini yapmıştık ve grubumuzda
ikinci olmuştuk.
9. sınıfta Selen Tural
okulumuzdan ayrılmıştı. Üç kişi yolumuza devam ediyorduk.
Lise1 bizim için zor bir yıldı. Grubumuz Türkiye
dereceleri yapmış ekiplerden oluşuyordu ve onların
arasından sıyrılmak için daha kırk fırın ekmek yemeliydik.
Masa tenisi sevgimiz
sürekli çalışıp kendimizi geliştirmemizi sağlıyordu. 10.
sınıf bizim “Altın Çağımız” oldu. Çünkü okulumuz, İzmir
Masa Tenisi Bölge Temsilcisi Aydemir Cengiz Hocayla
anlaşmıştı. İzmir’in gelmiş geçmiş en yetenekli masa
tenisi antrenörü ve en iyi oyuncusu... Zamanında Dünya
turnuvalarına katılmış ve Türkiye’ de birçok derece yapmış
olan değerli hocamız sihirli değnek gibi geldi bize.
Okulda ve Atatürk Stadında yaptığımız antrenmanlarla
seviyemiz çok yükseldi. O sene Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğü bünyesinde Masa Tenisi Bayan Takımını temsil
ettik. İl çapındaki turnuvalarda birçok derecelerimiz
oldu. Bireysellerde, çiftlerde ve müzelik değerdedir.
Fakat okul turnuvalarında çok büyük bir şansızlık oldu ve
2-2 giden maçta, son sette yapılan küçük dikkatsizlikler
nedeniyle, bizden düşük bir takıma 2-3 yenildik. İzmir
dördüncülüğüyle yetinmeliydik; ama yetinmedik ve klüpte
üçüncü olup Aydın deplasmanına gittik. Aydın’da klüple
beraber okulu da temsil ediyorduk. Aydın’da, Nevşehir’deki
şaşkınlığımız yoktu. Çünkü geçen yıllar bize deneyim ve
deneyimli bir antrenör kazandırmıştı. Yine
yapabileceğimizin en iyisini yapıp orada oyunuyla dikkat
çeken bir takım olduk. Bütün tribünlerin odaklandığı
maçlar oynayıp iyi sonuçlarla döndük.
Oynadığımız maçlarda ,her
ne kadar daha iyisini yapabilecek olsak da, tatmin
ediciydi. Hayatı-mızda hiç unutamaya-cağımız hep gururla,
sevinçle, onur duyarak anlatacağımız anılara sahip
olduk. Bu anılar onuncu
sınıfta sona ermek zorunda kaldı maalesef. Üniversite
hazırlığı zamanımızı masa tenisinden çaldı. Biz de
kazanacağımız güzel üniversitelerde sporumuza devam ederiz
tesellisiyle bu hırsızlığa göz yumduk.
Okuldaki masa tenisi
hayatımız için Deniz Hocamıza, Aydemir Hocamıza ve
okulumuza çok teşekkür ediyoruz. Umarız bizden sonrakiler
bu sporun değerini, zevkini ve faydalarını fark edip Saint
Joseph’i bu dalda temsil etme lüksüne sahip olurlar. Saint
Joseph’te ilk masa tenisi bayan takımı olmaktan gururluyuz
ve tek olmayacağımıza eminiz.
|