10 Ocak 2005 Pazartesi :
Kenize Murad
ile “Saraydan Sürgüne” ve “Toprağımızın Kokusu” üzerine
söyleşi.
5. Kitap
Haftamızı onurlandıran Kenize Murad çeşitli basın
organlarından gelen muhabirlerle açılışımız öncesi (10
Ocak 2005 10:00) bir basın toplantısı yaptı. Bu basın
toplantısında Kenize Murad, öncelikle kendisinin ve
annesinin hayatını anlattı, yetiştiği Osmanlı kültürü
hakkında bilgiler verdi. Gazetecilerin sorularını
yanıtladı.
Mavi Salon’da yapılan açılış töreninde önce Okul Müdürümüz
Elisabeth Maire okumanın önemini vurgulayan bir konuşma
yaptı. Slayt gösterisini, Saime Bircan’ın Kitap
Haftası’nın tarihçesini anlatan konuşması izledi ve söz
Kenize Murad’a bırakıldı.
İlk kitabından bahseden yazar kendisine yöneltilen
soruları yanıtladı. Sorbonne Üniversitesi’nde öğrenimini
tamamlayan Kenize Murad İsrail ve Filistin sorunu
hakkındaki düşüncelerini bizlerle paylaştı. Dikkatleri
çeken Kenize Murad’ın «Osmanlı ailesi, Mustafa
Kemal’in savaşı kazanması için dua ediyordu.»
sözü oldu.
Söyleşi sonunda Kenize Murad çok mutlu olduğunu belirtti
ve kitaplarını imzaladı.
11 Ocak 2005 Salı :
10.30
: Özde Ünkan ile “Alazda” üzerine söyleşi.
Resimler İçin TıklayınızGörevli arkadaşlarımız
Alazda hakkında bilgi verdi.Yazar Özde Ünkan önce
kendisini tanıttı, finans sektöründe çalıştığını
belirtti.Kitabı bir arkadaşıyla birlikte yazmaya karar
verdiklerini fakat ilk sayfadan sonra görüş ayrılığına
düşüp bu düşünceyi gerçekleştiremediklerini
söyledi.Edebiyatçı olmadığını , bir kitapla yazar
olunamayacağını vurguladı.
Kitap hakkındaki soruları yanıtlayan Özde Ünkan’ın verdiği
bazı cevaplar ilgi çekiciydi. Sorular arasında kitabın adı
olan Alazda ‘nın anlamı da vardı. Yazar, alazın alev
anlamında olduğunu belirtti. Özde Ünkan ,okulumuzda
olmaktan mutlu olduğunu dile getirdi ve kitaplarını
imzaladı.
13.30
: Levent Mete ile “Büyücüler” üzerine söyleşi.
Resimler İçin Tıklayınız1958 İzmir doğumlu olan
yazarımız Hacettepe Tıp Fakültesi’ni bitirmiştir. İzmir
Atatürk Devlet Hastahanesi Psikiyatri Kliniğinde
çalışmaktadır. Lisede okurken edebiyat öğretmeni kendisine
çok güzel yazı yazdığını, edebiyat ile ilgili bir alanda
okumasını önermiş.
Yazar ,kitabında fantastik unsurlar kullanarak son 30
yılın politik yaşamına göndermelerde bulunmuş.Levent Mete
romanlarını yazarken daha önceden planlamadığını «Kafka»
dan çok etkilendiğini belirtti ve söyleşi sonunda
kitaplarını imzaladı.
12 Ocak 2005 Çarşamba :
10.00
: “Güzel ve Anlamlı Okuma Yarışması
12 Ocak 2005 tarihinde
güzel okumanın anlamını bir kere daha vurgulamak için, 5.
Kitap Hafta’mız çerçevesinde “Güzel ve Anlamlı Okuma
Yarışması”nı 20 okuldan katılan temsilcilerle birlikte
yürüttük.
Her kelimede vurgulama ve tonlamaya özen gösteren
arkadaşlarımız okudukları metinlerdeki duyguları bizlere
en iyi şekilde yansıtmaya çalıştılar , güzel ve anlamlı
okumalarıyla ellerindeki metinleri daha anlamlı kıldılar.
Jüri üyeliğini ; yazar Mavisel Yener ve Dinçer Sezgin ,
TRT spikeri İffet Diler , tiyatro sanatçısı Yusuf Köksal
‘ın yaptığı bu yarışmada dereceye giren arkadaşlarımız
şunlardır :
- İnci
AKYILDIZ – Salih İşgören İlköğretim Okulu
- Met
ÇELİKKOL – Özel İzmir Başarı İlköğretim Okulu
- Melis
KAYALAR – Özel Güzelbahçe Piri Reis İlköğretim Okulu
13.30
: Rıza Kıraç ile “Senin İçin Değil” üzerine söyleşi.
Resimler İçin Tıklayınız1970 İstanbul doğumlu
yazarımız Dokuz Eylül Üniversitesi Görüntü ve Sinema
Eğitmenliği üzerine eğitim almıştır. Yazarlık dışında
yönetmenlik ve belgesel senaristliği yapan Rıza Kıraç’ın
“Senin İçin Değil” uzun zamandır üzerinde çalıştığı fakat
yeni basıma sokabildiği ikinci romanı.
Romanlarında kendi duygularını karaktere tam olarak
yansıtmayıp 3. kişili anlatım kullanan yazar, kendini
ifade etmek için yazmak zorunda olduğunu belirtti.En iyi
hikayecilerin dost sohbetlerinde ortaya çıktığı
düşüncesini bizlerle paylaştı.Güney Amerikalı yazarları
çok okuduğunu söyleyen Rıza Kıraç bizlere yazmanın nasıl
bir şey olduğunu anlattı.Yazarın “Acıya ortak olmak biraz
da arınmaktır.” , “Yazmak bilinçaltının kağıda dökümüdür.”
, “ Yazar bir hırsızdır ; bana bir hikayenizi anlatın
ileride onu roman olarak görebilirsiniz. sözleri yazarlık
felsefesi hakkında bilgi verdi. İleride yazdığı kitapları
bir film olarak görmekten mutluluk duyacağını söyleyen
yazar söyleşinin sonunda kitaplarını imzaladı. Rıza
Kıraç’ın sempatik ve kendine özgü konuşmaları herkes
tarafından ayakta alkışlandı
13 Ocak 2005 Perşembe :
10.30
: Funda Kalaycıoğlu ile “Nüveyre” üzerine söyleşi.
Resimler İçin TıklayınızYüz yılın masalı « Nüveyre
» kitabının yazarı Funda Kalaycıoğlu bir Victor Hugo
hayranı.
Görevli arkadaşlarımızın yazarımızı tanıtmasıyla başalayan
söyleşi, sorularla devam etti. Kendini yazar olarak
görmediğini ama çok iyi bir okuyucu olduğunu belirten
Funda Kalaycıoğlu, okumanın çok önemli olduğunu belirterek
« Çok okursanız en sonunda yazarsınız zaten. » dedi.
Nüveyre’yi iki kitap olarak planladığını ; ama yayınevinin
isteği doğrultusunda kısaltmak zorunda kaldığını belirtti.
Tarihsel bir roman olmadığını , ama ciciannesi Nüveyre’nin
anlattıklarını araştırmalarla destekleyerek yazdığını
açıkladı. Romandaki bazı karakterlerin neden fazla
işlenmediği sorusuna, « O kişiler hakkında yaşayanlardan
fazla bilgi edinemediğim için yazamadım. » yanıtını verdi.
Araştırmaları sırasında, pek çok kaynağın farkına
vardığını, bilinmeyen şeyleri ortaya çıkarttığını ve
bundan büyük keyif aldığını söyledi. Bizlerle birlikte
olmaktan mutluluk duyduğunu belirten yazar söyleşi
sırasında soruları yanıtladı.
13.30
: Uygar Şirin ile “Anne, Tut Elimi” üzerine söyleşi.
Resimler İçin TıklayınızGörevli arkadaşlarımızın
yazarımızı tanıtmalarıyla başlayan söyleşi kitabın yazılış
hikayesiyle devam etti. Uygar şirin kitabı yazmaya roman
yazacağım diye başlamadığını, çalışırken yazdığı bir
sayfanın daha sonra romana dönüştüğünü anlattı. Kitabını
kendi roman beğenisine göre yazdığını söyleyen yazar,
kitaptan alınması gerekeni tam olarak okuyucuya sunan
kitaplardan hoşlanmadığını belirtti. Kitabına eklemiş
olduğu şarkıların da okuyucuyu bir sonraki bölümde
olacaklara hazırladığını düşünüyor. “Hayatta herkes
birbirine bir şeyler anlatıyor fakat kimse birbirini
anlamıyor.” sözüyle hayata bakış açısını açıklayan yazar
konuşmanın çok önemli olmadığını sözlerine ekliyor. Roman
yazmak isteyenlere de roman yazmanın çok zor bir şey
olmadığını ancak çok istemenin bu konuda önemli bir rolü
olduğunu söylüyor.
14 Ocak 2005 Cuma :
10.30
: Murat Gülsoy ile “Bu Filmin Kötü Adamı Benim”
üzerine söyleşi.
Resimler İçin TıklayınızRomanın yazarı Murat Gülsoy
1967 İstanbul doğumlu. Mühendislik ve psikoloji eğitimi
gören yazar Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak
görev yapıyor. 1992-2002 yılları arasında « Hayalet Gemi »
dergisini yayına hazırlayan Murat Gülsoy şu an elektronik
yayınevi altkitap.com ve altzine.net’in editörlerinden
biri. « Bu Kitabı Çalın » adlı kitabıyla Sait Faik Hikaye
Armağanı alan yazarın yayınlanan diğer kitapları « Oysa
Herkes Kendisiyle Meşgul », « Belki de Gerçekten
ıstiyorsun », « Alemlerin Sürekliliği ve Diğer Hikayeler
», « Binbir Gece Masalları » adını taşıyor. « Bu Filmin
Kötü Adamı Benim » kitabıyla 2004 Yunus Nadi Roman Ödülünü
kazanan Murat Gülsoy’un beğendiği yazarlar arasında Oğuz
Atay ve Edip Cansever yer alıyor.
- 13.30
: KISA FİLM GÖSTERİMİ
- 18.00
: Arkas Holding
Ödüllü Kitap Yarışması Birincilik Ödülleri Töreni
8. Sınıflar Güzel ve Anlamlı Okuma Yarışması Ödülleri
Resimler İçin Tıklayınız
|